Kasım 2011 için arşiv

Sql’den Mongo’ya eşleşmeler (Sql to Mongo mapping chart)

MySQL executable Oracle executable Mong…
Devamı için : Sql’den Mongo’ya eşleşmeler (Sql to Mongo mapping chart)
Reklamlar

mongodb terimler ve fikirler

Geçen günlerde yazdığım bir yazıda mongo db yi windows 7 ortamında nasıl çalıştırabilceğimizden bahsetmiştik. Bugün de mongo db de geçen terimlerin bizim alışkın olduğumuz terimler…
Devamı için : mongodb terimler ve fikirler

Web uygulamalarında iconlardan kaynaklı gereksiz request atmayı engellemek

Web uygulamalarında en çok kullandığımız görsel öğelerin başında resimler ve iconları sayabiliriz. Hem css dosyalarında hem de html içerinde kullandığımız resimler uygulamaların görsel açığını kapatarak bize getiri sağlar bunun yanı sıra her kullandığımız resim serverlarımız için ayrı bir maliyet getirmektedir. Tarayıcılar resimleri  önbelleklerinde saklayarak resimlerinin sürekli sunucu üzerinden çağrılmasını minimum seviyede tutsada bu konuyla ilgili bizimde yapabileceklerimiz var. Tarayıcılar bizi bu kadar düşünürken biz kendimizi düşünmesek olmaz. (Bir yandan istersen önbelleğinde saklama tarayıcılar arasında en yavaş çalışan olursun bir anda temelde tabiki kendilerini düşünüyorlar 🙂 ). Özellikle veri boyutu küçük resimlerde kullanabileceğimiz farklı bir yöntem bulunmakta aşağıdaki örneklerde bunlardan bahsedeceğim.

Aşağıda bulunan iki resimde birbirinin aynısı ancak tarayıcı üzerinde gösterimlerinde bir farklılık var. ilk resimi oluşturan html kodlarına bakarsak standart src ye resimin bulunduğu  path verilmiş ve sitede gösterimi sağlanmış.

<img class=”alignnone size-full wp-image-47″ title=”netscape” src=”https://anilgur.files.wordpress.com/2011/11/netscape.jpg&#8221; alt=”” width=”38″ height=”38″ />

Diğer resimde ise daha farklı bir yöntem kullanılıyor. Resim url adresi yerine resimi oluşturan kodların base64 ile encode edilmiş hali src olarak verilmiş.

<img class=”alignnone size-full wp-image-47″ title=”netscape” src=”data:image/jpg;base64,/9j/4AAQSkZJRgABAQAAAQABAAD/2wCEAAkGBggGBQkIBwgKCQkKDRYODQwMDRoTFBAWHxwhIB8cHh4jJzIqIyUvJR4eKzssLzM1ODg4ISo9QTw2QTI3ODUBCQoKDQsNGQ4OGTUkHiQ1NTU1NTU1NTQ1NTU1NTU1NTU1NSs1NTU1NCo1NTU1NTUpNSk1NSksNTQ1NSkuNCk0Nv/AABEIACYAJgMBIgACEQEDEQH/xAAcAAABBQEBAQAAAAAAAAAAAAAAAQQFBgcDCAL/xAA4EAABAwMBBAQLCQEAAAAAAAABAgMEAAURBgchMUESExVRFCQyYXGBhJGUpNMjJTZCVWOho9IX/8QAGQEAAgMBAAAAAAAAAAAAAAAAAQQAAgMF/8QAHxEAAgIBBAMAAAAAAAAAAAAAAAECEQMEEkFREyFx/9oADAMBAAIRAxEAPwDQNXapu1surkS1m2RmYsZqTJlTw4sAOLWhKUpRjm2d+eY3VXf+iXv9d0r8FK+pTjaEfvi+jn2VAUPVJfprYYlr1Vo7wW8NxYkt+WpmNLZYS2emEJUM4xknJ3c/TitYxW22K5M0o5NkehTtFvo4XvSp9jk/7pG9oeo3nUNs3TSzri1BKUCLJBUTwHl1T5NquGk704242gPtZH2raXG3EnnhQwQfR7jUzqYga7isNsx48eK4wtttllLYHSQhaskDJ39+cVfxoWWrlz3Rq2lrw/fdPszJbCI8jrHWXW219JIW24ptRB7iUEj00Uy2fnpaTz3z5x+bepKXOmVjXaHHdVXZppClqXaIYCUjJPjD9RPYc5OhmGlxnWlm5KcAWOgcdUkAjOO41x2zXGdbr9PXbn3WHF2uKkqaJCsdbI5isxf2iX+RanLe5HgGK5kqb7Pb3rI6PWeT5ePzcfPWsZ7VQnl0qyzcm+KNvYS3rCydm3l5hu5xknwaV16FFfmVg57s+/jUPqu0Tm9VOTBFdUxhrDoQSglLSAd484PurAPGf3v5qTsM+5xrvH6l+SgFQBAUrGKiyNMrk0cZxq/ffw9Q7MlFehWFHiqXMPzTtFctlBJ2dQieJflZ+JdorIeQ81DoiHqG4tzzNuFvmIaDJehPBJWgEkJUFBQ3FSuWd9Rh2YNkfijUfxDP0qKKlgo+TssZPHVGoz7Qz9KkOytgjB1NqIg8R4Qzv/qooo2yUi1WSzRNPWdi229Kkx2Aej01lSiVEqUSTzKiT66KKKAT/9k=” alt=”” width=”38″ height=”38″ />

Pratikte iki kod aynı işlevi görüyor ama önemli farkı ilk resimi sitenizde gösterebilmek için fazladan bir request atıyorsunuz. Çok fazla farklı icon yada resim gösterilen sayfalarda bu durum sunucunuz için ek maliyet demektir. Birkaç requestten ne olur diyebilirsiniz bende bazen kolaya kaçıp aynı şeyi düşünüyorum sonrasında ıkınan bir sunucu ile başbaşa kaldığınızda bu işlem için harcayacağınız emekten çok daha fazlasını optimizasyon için harcıyorsunuz. Sistemli gidip ipleri baştan sıkı tutmakta fayda var.  Resimleri base64 ile encode etmek için birçok site mevcut

http://webcodertools.com/imagetobase64converter

http://www.greywyvern.com/code/php/binary2base64 gibi..

Yok ben başkasının yaptığını kullanmam diyorsanız kendiniz çevirin isterseniz birden çok resmi bir dizine toplayın base64 halini dosyalara yazın. Aşağıdaki php kodu ile herhangi bir resmi encode edip deneyebilirsiniz.


<?
echo base64_encode(file_get_contents("netscape.jpg"));
?/>

 

Sanal alışveriş artık daha güvenli olacak

Intel ve MasterCard online ödeme sürecini daha pratik ve daha güvenli hale getirmek amacıyla yeni bir iş birliğine gittiklerini açıkladı.

İSTANBUL – MasterCard’ın ödeme sistemleri konusundaki tecrübesi ile Intel’in (özellikle 7,68 milyar dolar karşılığında McAfee’yi satın almasının ardından daha artan) güvenlik becerilerini birlikte kullanmalarına imkan tanıyacak olan anlaşma da NFC ve Ultrabook’lar önemli rol oynayacak.

Çift katmanlı bir güvenlik aşamasına sahip olacak yeni yöntemde kullanıcıların MasterCard PayPass kartlarını veya NFC özelliğine sahip akıllı telefonlarını ödeme anında Ultrabook’lara (ve sonrasında Intel işlemcisine sahip diğer PC’lere) dokundurmaları yeterli olacak.

Webrazzi’nin haberine göre; Forrester’ın araştırmasında sadece ABD’de online satışlar 176,2 milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Bu çapta bir para transferinin olduğu ortamda güvenliğin önemi daha da artıyor. İki firma arasındaki iş birliği bir yandan süreci daha pratik hale getirmeyi, diğer yandan ise siber suçluların iştahını kabartan bu işlem hacmine sahip ortamda gerçekleşen para transferini daha güvenli hale getirmeyi hedefliyor.
Haberin devamı vreklam

Fiziksel mağazalarda ödemeyi kolaylaştıran NFC teknolojisinin online alışverişe taşınması ile birlikte mağazalardaki NFC terminallerinin yerini evlerdeki Ultrabook’lar almış olacak. Tek bir hareketle alışveriş gerçekleşirken Intel’in Identity Protection Teknolojisi (IPT) ile güvenliğin sağlanması amaçlanıyor. IPT temel olarak güvenlik sisteminin yazılım yerine donanım üzerinde çalışmasını sağlayan ve Intel’in son dönemlerde büyük önem verdiği bir yöntem.

Büyük resme baktığımızda ise dünya ile birlikte ülkemizde de artan e-ticaret hacmi ve kredi kartı kullanım oranlarının, ödeme sistemlerinin önemini arttırdığını görebiliyoruz. Bu alandaki en önemli iki konu güvenlik ve sürecin kullanıcı için basit olması. Güvenlik farklı yöntemlerle artmaya devam ediyor ama kredi kartının 16 haneli numarasını internet üzerine yazmak bugün gelinen noktada en pratik yöntem olmadığı da bir gerçek. Bu alanda yenilikler olması kaçınılmaz.

Ödeme sistemleri konusunun Google’ın da büyük önem verdiği bir alan olduğunu biliyoruz. Ayrıca MasterCard ile kendi anlaşmasını yapan Google’ın Wallet‘ını da Intel’in yeni IPT teknolojisi ile bir arada kullanmak mümkün olabilecek.

Kaynak : ntvmsnbc

En pahalı iPhone 4S bizde

Apple, iPhone 4S’i ABD’de kontratsız 1.150 liraya satmaya başladı. Türkiye’de şu sıralar bu ürüne sahip olmak isteyenler 3 kat fiyatı gözden çıkarıyor.

Apple, cep telefonu piyasasındaki son ürünü iPhone 4S’in Türkiye satışlarını resmi olarak başlatmadı. Buna karşılık tekno-market piyasasının iki iddialı oyuncusu Darty ve Teknosa sınırlı sayıda iPhone 4S’i (16 GB hafızalı) 3.299 TL’lik fiyatla satışa çıkardı. Milliyet gazetesinin haberine göre, tekno-marketlerin rekor fiyata satış listesine ekledikleri bu modeller paralel ithalat yoluyla getirilen, Apple’ın aracı olmadığı iPhone 4S modelleri.

iPhone 4S Türkiye’de bu fiyatlarla raflara çıkarken, Apple önceki gün aldığı kararla iPhone 4S’i ABD pazarında kilitsiz olarak satmaya başladı. Bu şu anlama geliyor.

16 GB’lık bir iPhone 4S, 649 dolarlık fiyatla bir diğer ifadeyle Amerika’da 1.150 TL’ye alınabiliyor. Oradan alınacak ürün, bir pasaporta işlenerek (Bilgi Teknolojiler ve İletişim Kurumu kayıt altına alıyor. Aksi takdirde cihaz çalışmıyor) Türkiye’de aktive ediliyor ve cep operatörlerinden alınacak olan mikro SIM kart ile birlite sorunsuz olarak kullanılabiliyor.

SIM KARTA DİKKAT
Bu arada ABD’den bu ürünü alacak olanların dikkat etmesi gereken en önemli konu mikro SIM kart kullanılacağından AT&T logolu kutuları almaları. Verizon ve Sprint adlı operatörler CDMA adlı kartsız bir teknolojiyi kullandığından bu sistem için hazırlanan iPhone 4S modelleri Türkiye’de kullanılamıyor.

iPHONE 4S’İN TEK TEK PARÇALARI 181 DOLAR
İngiliz Daily Mail gazetesi ülkede 499 pound’a satılan bir iPhone 4S’in parçalarının tek tek değerinin 112.89 pound (181.31 dolar) olduğunu belirten bir haber yaptı. Teknoloji firması iSuppli analistlerine dayandırılan habere göre, örneğin yeni iPhone 4S’in dokunmatik ekranı 23 pound, pili 3.69 pound, anteni 18.75 pound, kamerası 10.98 pound değerinde. Daily Mail, 499 pound’luk bir telefonda Apple’a yaklaşık 370 pound’luk kâr kaldığı yorumunda bulundu.

APPLE: BATARYA SORUNUNU ÇÖZDÜK
iPhone 4S, hızlı işlemcisi, daha güçlü dijital kamerası ve başta Siri (kullanıcıyı konuşarak yönlediren dijital asistan) olmak üzere yeni nesil uygulamalarıyla öne çıkıyor. Öte yandan yeni cihazda yaşanan bataryanın hızlı tükenmesi sorunu geçen hafta sonuna doğru çıkan iOS 5 işletim sistemi güncellemesiyle ortadan kalkmış gibi görünüyor. Bu güncellemeyi yapanlar cihazlarını da daha yüksek peformansta kullanabiliyor.

ARALIK AYINDA ÜÇ OPERATÖRLE GELİYOR
Apple’ın yeni model telefonu Türkiye’deki cep operatörleri aracılığıyla aralık ayının ortasında piyasaya sunması bekleniyor. Daha önceki iPhone modellerinde Turkcell ve Vodafone’u kullanan Apple, iPhone 4S’te Avea dâhil üç operatörle birlikte çalışacak. Aralıkta ağırlıklı olarak operatör kontratlarıya birlikte satılması planlanan iPhone 4S’in kontratsız fiyatının 2 bin lira seviyesinde olması bekleniyor.

Kaynak : ntvmsnbc.com

iPhone 4S, Android’leri Ezip Geçiyor

Apple’ın son bombası, performans testlerinde Android telefonların tümünden daha iyi sonuçlar vererek, piyasada yer alacak olan en hızlı akıllı telefon olacağını kanıtladı.

Apple’dan herkes iPhone 5 beklerken duyurulan iPhone 4S, beklentileri karşılayacak gibi görünüyor. Zira AnandTech adlı internet sitesinin yaptığı tüm performans testlerinde, Android işletim sistemine sahip tüm akıllı telefonları geride bırakmayı başardı. Hatta selefi iPhone 4’ten yüzde 73 daha güçlü bir telefon olduğu da testler sonucu ortaya çıktı.

Ayrıca en hızlı olarak kabul edilen Samsung Galaxy S2 telefonları da ikiye katladı. 4S’in yeni 800 MHZ’lik A5 (iPad 2’nin aksine Phone’da bu işlemci 800 MHz’de çalışıyor) işlemcisi, Galaxy Tab’dan çok daha iyi performans verirken, SGX 543MP2 adlı grafik işlemcisi, GLBenchmark testlerinde S2 telefonların iki katı ve iPad 2 ile de neredeyse aynı sonuçları verdi dersek, ne ile karşı karşıya olduğumuzu daha iyi anlayabilirsiniz diye düşünüyoruz.

SunSpider Javascript Benchmark, Geekbench, Rightware BrowserMark gibi tüm testlerin sonuçlarına bu linki kullanarak ulaşabilirsiniz.

Tekrarlanan Kod Psikolojisi

Yazılımcı bir akadaşın tespiti çok yerinde olmuş.

“Yakın zamana kadar bu düşünceyi oldukça benimsemiş, yazdığım her satır kod için acaba bunu başka yerde yazdım mı? Yada yazacakmıyım diye düşünürdüm. Geçenlerde bu düşüncenin artık hayatımın her hareketine yansıdığını dehşetle farkettim.

Herşey bir pazar sabahı kahvaltıdan sonra, masaya çıkarttığım kahvaltılıkları buzdolabına yerleştirirken başladı. Kendime geldiğimde, yaklaşık iki dakika boyunca önümdekileri tek seferde buzdolabına nasıl götürürümdiye düşünürken buldum. Sonra içimi bir endişe kapladı. Altı üstü iki sefer daha fazla git gel yaparak bir dakikada taşıyacağım kahvaltılıklar için iki dakikayı planlama yaparak geçirmiştim. O an kendime, bu kadar verimli çalışma isteği nerden geliyor diye sormaya başladım.

Çok geçmeden yanıt kafamda belirdi, mümkün olduğunca az kod tekrarı yap! Tekrarlanan kodlar için methodlar geliştir! Yazdığımız her satır yaşam tarzımızı gün geçtikçe ele geçiren bir virüs aslında. Her adımda, bir sonraki adımı planlamak ilk başlarda olumlu bir davranış gibi görünsede,bazı durumlarda insanı yavaşlatıyor, hatta ilerleyen durumlarda saplantı haline geliyor, insanda mutsuzluk, huzursuzluk ve agresiflik yaratıyor.

Konuyla ilgili konuştuğum bir psikolog, bunun çok normal bir davranış eğilimi olduğunu, uzun süreyle yapılan bu tarz işlerin insanın karakterine yerleştiğini ve zamanla bir hastalık haline geldiğini belirtti. Bir zamandan sonra, yaşadığımız hayatlar bizim için yazdığımız programdan farksız hale geliyormuş. Bu fikir beni çok rahatsız etse de doğruluğu su götürmez bir gerçek. Hastalık,biz yazılımcıların hepsinde var, ya şimdiye kadar farketmediniz ve bu yazıyı okuduktan sonra farkedeceksiniz, ya da sizde henüz baskın bir duruma gelmedi. Farkettikten sonra yapacağınız tek şey mümkün olduğunca her işe, salla domat gelir geçer demek. O zaman izlerini belki biraz silebilirsiniz.”

Alıntıdır



%d blogcu bunu beğendi: